3 Ekim 2010 Pazar

Koku - Film ve Roman arasındaki farklar



Kitapta: Grenouille daha çirkince tariflenmiş, içindeki kötülüğün dışından sezildiği bir karakter. Tam bir antikahraman.

Filmde: Çirkin değil hatta sevimli bir çocuk bulunmuş karakter için. Hatta bebeğin pazar tezgahının altında ağlaması, annesinin onu ölüme terk etmesi, yetimhanedeki çocukların onu boğmaya çalışmaları, sevimli görünüşü izleyicinin karakterle özdeşleşmesini sağlıyor ve empati kurmasına yardımcı oluyor.



Kitapta: Grenouille ilk önce süt anneye veriliyor ve 3 süt anne değiştiriyor. Hepsi çocuğun diğer bebeklerin de sütünü emdiğini ve bir türlü doymadığını söylüyor. Son süt anne çocuğu kiliseye geri getirdiğinde içine şeytan girdiğini söylüyor. Çünkü hiç kokmayan bir bebek.

Filmde: Süt anne kısmı atlanmış, hemen yetimhaneye götürülüyor ve Madam Gaillard’a teslim ediliyor. Çocuğun kokusuz olması kitabı okumamış izleyici için sürpriz oluyor.



Kitapta: Madam Gaillard kiliseden gelen ödeme kesilince Grenouille’i tabakhaneye götürüyor. Onu Mösyö Grimal’e bir komisyon karşılığında satıyor. Daha sonra ileriki yaşantısının bir özeti veriliyor ve 90’lı yaşlarda yoksulluk içinde vefat ettiği, kimsesizler mezarlığına gömüldüğü anlatılıyor.

Filmde: Madam, Grenouille’i tabakhaneye teslim ettikten hemen sonra, aldığı parayı çalmak isteyen hırsızlar tarafından boğazı kesilerek öldürülüyor. Daha sonra da Grenouille’in çıkar ilişkisinin bittiği insanların bir şekilde öldüğünü görüyoruz. Annesi doğumdan sonra asılmıştı. Daha sonra Baldini’den koku yapımı ile ilgili bütün bilgileri ve kalfalık belgesini de alıp yola çıktıktan sonra Baldini’nin evi yıkılacaktır. Hatta Duruot da suçlarının üstüne kaldığı kişi olarak idam edilerek öldürülür. Grenouille’in “kene” metaforu filmde böylelikle altı çizilerek anlatılmış.



Kitapta: Grenouille'in ilk kurbanı Paris’teki kızla karşılaşması, bir izin gününde Kral’ın tahta çıkışının yıldönümü kutlamalarında olmuştu. Kızın kokusunu nehrin öteki ucundan almış. Kokunun izini takip etmişti.

Filmde: Grenouille, Mösyö Grimal’in emriyle teslimata katılmak için kasabaya inmiş ve ortadan kaybolmuştu. Kız erikleri satmak için kalabalığa karışmış, Jean-Baptiste onun kokusunu almış ve Grimal’den ayrılmıştır. Kızın peşinden gider ve kız ona erik satmaya çalışır. Daha sonra geri döndüğünde Grimal’den dayak yer bu yüzden. (Empati sebebi)



Kitapta: Kızı görür, ona yaklaşır, bu sırada kız arkasında biri olduğunu hisseder ve döndüğünde Grenouille kızın boğazına yapışır ve çığlık atamadan öldürür.

Filmde: Kıza yaklaşır, koklar, kız arkasına dönünde çığlık atar. Grenouille onun bağırmasını engellemek için ağzını kapatır. O sırada merdivenlerden birileri gelmektedir. Kızın bağırmasını duymasınlar diye iyice bastırır. Onlar gittiğinde elini kızın ağzından çeker ama kız ölmüştür. Bunu bilinçli olarak yapmaz.( Empati sebebi)



Kitapta: Baldini’den iş isteyen Grenouille küstah, kendini bilmez bir oğlandır.

Filmde: Parfümcülüğü öğrenmek isteyen, görgü kurallarını bilmeyen, heyecanlı birisi. (Empati sebebi)



Kitapta: Grenouille mağaraya kapandıktan sonra, tamamen insanlıktan çıkar, rüyalar aleminde yaşar. Gördüğü bir kabusla, kendi kokusuzluğunun sonucu olan sisin onu öldüreceğinden korkar ve normal yaşama dönmeye ve kendine bir koku yapmaya karar verir.

Filmde: Yaşadığı mağara hayatı daha inzivaya çekilmiş bir tarzı yansıtmakta, kabusta ise Paris’te öldürdüğü kızla ilk karşılaşmalarında, kokusu olmadığı için kızın onu fark etmediğini görür. Uyanınca kendisini koklar ve hiç kokusu yoktur, bunun üzerine kendine bir koku edinmek ve “insan” olarak fark edilmek üzere şehre döner. (Burada bir ölüm korkusu olmadığı için biraz zayıf kaldığını düşünüyorum)



Kitapta: Mağaradan kasabaya indiğinde haydutlar tarafından kaçırıldığını söyler. Sağlıklı yaşamla ilgilenen Marquise de la Taillade-Espinasse’a bildirilir. Onun tarafından hem eski sağlığına hem de yabani halinden kurtulup bir beyefendiye dönüşür.

Filmde: Böyle bir bölüm yok. Jean-Baptiste mağaradan sonra hemen Baldini’nin bahsettiği kokuları saklamayı öğreneceği yer olan Grasse’a gelir. (Konunun özü açısından anlatılmasa da olacak bölümler rahatlıkla senaryodan çıkarılabilir)



Kitapta: Grasse’a koku elde etmek için gider. Şehri dolaşırken kızın kokusunu alır ve bunun üstüne bir plan yapar. (Çok tesadüfi duruyor. Kitapta ilk öldürdüğü kızın kokusunu da uzaklardan almıştı, Grasse’takini de. Senaryo da iki farklı karşılaşma konulmuş bunların yerine)

Filmde: Grasse’ın en güzel kızı Laura ile yolda karşılaşır. Kızın kokusu Grasse’a gitmesinde etkili olur. Kızı gözetler ve kokusu için plan yapar.



Kitapta:  Grenouille'in katil olduğunun anlaşılması Laura'yı da öldürüp kokusunu elde etmek için evine döndükten sonra, şehrin kapısındaki görevlinin ihbarı ile olur.

Filmde:  Daha önce öldürdüğü kurbanlardan birinin köpeğinin, sahibinin kokusunu alarak Grenouille'in odasının zemimini kazıp perukları çıkartması ile suçlu olduğu anlaşılır. Bunun üzerine yola çıkan polis ekibi Grenouille'i Laura'nın kokusunu ormanda elde ettikten sonra yakalarlar.

En temel farklılık ise kitapta Grenouille'in  insanların onu sevmelerini sağladığı anda, kendisini ve insanları sevmediğini farketmesiydi. Nefret etmekten ve kendisinden nefret edilmesinden mutlu oluyordu. Filmde ise; ilk öldürdüğü kız aklına geliyor, asla birini sevemeyecek ve o kız tarafından ya da başkası tarafından sevilemeyecek olduğunu anlıyor.

9 yorum:

murat dedi ki...

bu kadar analizden sonra bir tane uyarlamaya başlarsın artık.

Burcu Polat Çam dedi ki...

çok planım var da neyi çalışacağımı bilemiyorum :)

hayal kahvem dedi ki...

Merhaba Burcu,
Evel zaman içinde hem kitabı okumuş hem filmi seyretmiştim. Şimdi yukarıda hazırlamış olduğunuz kitap-film mukayesesini okumak çok iyi geldi. Kitabını sevmiştim ama filme var ya tek kelimeyle bayıldığımı söyleyebilirim. Belki bir kaç kez seyretmişimdir. Hatta şimdi heves ettim gene seyredeceğim.
Filmin dönemsel bir film oluşu, 18.yüzyılda geçiyordu sanırım. O dönemin Paris'i, Fransa'sını izlemek, iletişimsizliği koku yoluyla öykülemek, masalsı bir anlatım, o kızların güzelliği, kokuyu algılayamıyorsunuz ama filmin renk kullanımı olağanüstüydü.. Aaa! Ben özlemişim bu filmi.. Durun benim dvd'ciye hemen yazayım. Hazırlasın bana filmi:) Bu arada seyrederken sizin yazdığınız ayrıntılara da dikkat edeyim. Ellerinize sağlık Burcu.. Hoş bir çalışma olmuş.

Burcu Polat Çam dedi ki...

Sevgili Hayal Kahvem, yorumunuz için teşekkür ederim, öncelikle.

Sanıyorum filmi daha çok sevmenizin sebebi, yazdığım etkenler olabilir. Kitapta doğuştan kötü biri vurgulanıyor. Filmde dış ses bunu vurgulasa da hikaye, kahramanın görüntüsü başka bir şey anlatıyor. Bir adamın katil olmasına giden yolu biraz da değişik bir yoldan sevilme ihtiyacı olarak vermiş.

Belki de filmin sonunda o güzel kokunun etkisi ile oluşan ilüzyonu başta kahraman izleyiciye yaşatıyor. Ben "Koku" ile yaratılan metaforun, "Güzellik" kavramına "Ye kürküm ye" fıkrasına da uyduğunu düşünüyorum biraz.

Müge dedi ki...

Filmleştirilmiş kitaplara hep haksızlık yapıldığını düşünmüşümdür. Yazın dilinin, görsele taşınmasında ister istemez, bir anlamda mecburen, eksik kalan soyut kavramlar oluyor. O yüzden kitabını okuduğum filmlere gitmemeyi yeğlerim, ama kendimi tutamadığım da olur :)

Şahane bir analiz yapmışsınız. Emeğinize sağlık.

burcupc dedi ki...

Sevgili Müge
Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Kitaptan alınan tadı çok nadiren filmlerden alıyoruz ne yazıkki. Koku bu anlamda iyilerden bence.

Selamlar

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Yerinde ve detaylı bir analiz olmuş. Tebrik etmek lazım. hem okuyup hem izleyen biri olarak senaryonun romana sadık kaldığını ama bazı yerlerinin sinematografik nedenlerden dolayı değiştirildiğini ya da mutasyona upradığını düşünmüştüm. Bu postu okuduğum iyi oldu. Patrick Süskind, benim için romanda doruk noktasıdır. Tom Tykwer ise kokuyu görselleştirmeyi önemli ölçüde başarmışa benziyordu. Bu anlamda film de çok başarılıdır bana göre.

burcupc dedi ki...

Merhaba Syrakusa/Beter Böcek,
Teşekkür ederim yorumunuz için. Size katılıyorum. Başarılı bir uyarlama.
Selamlar

döndü yüksel dedi ki...

Ayrica kitapta 25 filmde 13 koku yapiliyor ve yine filmde kizin babasiyla Grenouille arasinda gecen konusmalar eksik, bence film ve kitap ayri ayri guzel fakat kitaba sadik kalinmamasi uzucu

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...