6 Mayıs 2010 Perşembe

Piyes Yazma Sanatı-Lajos Egri /4

7. Karakterler Kendi Yazgılarını Kendileri Yaratır
8. Eksen Karakter: 
Eksen karakter, baş kişidir. Önde giden yol gösteren kişidir. Çatışmayı yaratan, piyesi ileri doğru hareket ettiren, eksen karakterdir. Eksen karakter ne istediğini bilir.
Othello - Iago
Bir Bebek Evi- Krogstad
Tartuffe- Orgon
Eğer bir kimse iyi bir eksen karakter olacaksa, yaşamda her zaman her şeyin üstünde tuttuğu bir takım istekleri, ilkeleri olmalıdır: öç almak, onur, tutku vb. gibi.
İyi eksen karakter, yaşamını tehdit eden son derece ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bulunmalıdır.
Herkes eksen karakter olamaz. Korkusu isteğinden büyük olan; her şeyi yutan , yıkıp yok eden bir tutkusu olmayan ya da karşı çıkma gücünden yoksun, sabırlı, uysal kişi, iyi bir eksen olamaz.

Eksen karakter zorunlu olarak saldırgandır, ödün vermez ve de acımasızdır.
Eksen karakter, yalnızca, içsel ya da dışsal bir zorunluluğun baskısı ile eyleme itildiği için eksen karakter olur. Böyle bir karakterin yaşamını tehdit eden bir sorunu; onur, sağlık, para, koruma, öç alma ya da güçlü bir tutku gibi dertleri olması gerekir.

Eksen karakterin gelişimi, öteki karakterlerde görüldüğü gibi, geniş bir zaman kesitinde gerçekleşemez. Sözgelimi, öteki karakterler, nefretten aşka ya da aşktan nefrete doğru yavaş yavaş gelişebilir. Fakat eksen karakter bu yavaşlığı göstermez. Çünkü piyes başladığı anda eksen karakter çoktan kuşkuya kapılmış ya da öldürmeyi planlamıştır. Kuşkudan kalkan ve sadakatsizliğin bulgulanmasına vardıran yol sadakatten sadakatsizliğe götüren yoldan çok daha kısadır. Bu nedenle ortalama bir karakter aşktan nefrete eğer on adımda varıyorsa, eksen karakter aynı sonuca dört, üç, iki hatta tek adımda bile varabilir.
9. Karakterin Dağıtımı: Bir piyes için iki yalancı, iki hırsız seçilebilir; ancak bunların mizaçları ile felsefelerinin ve konuşmalarının birbirinden farklı olması gerekir ki bir çatışmadan sözedilebilsin.
Dağıtım karşıtlıkları iyi belirlenmiş, ödüne yanaşmayan, çatışma içinde bir kutuptan ötekine doğru hareket eden karakterleri gerektirir.
Her büyük dünüşüm bir takım küçük dönüşümlerden oluşur.

10. Karşıtların Birliği: Karşıtların birliğinde uzlaşmaya yer yoktur. Oyunun ortasında tarafların barışma ihtimalleri yoktur. Aralarındaki anlaşmazlık ancak kavga ya da ölümle giderilebilecek ölçüde derin bir nedene dayanmaktadır.
Bir Bebek Evi'nde Nora ile Helmer: aşk, yuva, çocuklar, yasa, toplum ve istek gibi birçok nedenle birleşmişlerdir. Bununla birlikte ikisi de birbirine karşıt yaradılışta kişilerdir. Bireysel karakterleri gereğince bu birliğin parçalanması ya da ikisinden birinin ötekine kölece boyun eğmesi böylece de kişiliğinin yokolması gerekmektedir.

Önermenizi saptadıktan sonra, en iyisi -gerekirse sınamadan geçirerek- piyesinizde yer vereceğiniz karakterlerin aralarında karşıtların birliği var mı, yok mu, ilk işiniz bunu belirlemek olmalıdır. Eğer, söz konusu karakterleri karşı karşıya getiren bu güçlü, bu koparılması olanaksız bağ olmazsa, piyesinizdeki çatışma da hiçbir zaman doruk noktasına ulaşamaz.

2 yorum:

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

aşktan nefrete kaç adımda vardım bilemedim...

Burcu Polat Çam dedi ki...

şöyle denebilir sanırım, aşkı aşırı beğeni olarak düşünürsek,

aşırı beğeni-> hoşgörü gösterme
hoşgörü -> hoşgörüsüzlük
hoşgörüsüzlük -> ilgisizlik
ilgisizlik -> can sıkıntısı
can sıkıntısı -> sinirlilik
sinirlilik -> öfke
öfke -> nefret

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...