21 Kasım 2006 Salı

Güzellik!

Güzellik ne zaman bu kadar önemli oldu bilmiyorum... Belki de hep önemliydi ama ben küçükken yani bundan 15 yıl önce, bu kadar değildi. Kuaföre gittiğimde kaşını-bıyığını aldırmaya gelen 11-12 yaşlarında kızlar görüyorum. Minik kadınlar... Ağlaya zırlaya melun tüylerden kurtuluyorlar. Bu kızların Barbie bebekleriyle oynamaları gerekiyordu kendileri ile değil! Bir de geçen yaz saçları röfleli 6'lık bir çıtır gördüğümde durumun vehametini anladım! Hepimiz güzelleşmek için deliriyoruz!

Ben üniversite ikinci sınıfta kaşlarıma ilk kez şekil verdirdiğimi düşününce Kezban gibi hissettim kendimi. Düşünüyorum ben o yaşlarda ne yapıyordum diye... Anadolu liselerine hazırlanıyordum ve hayatımdaki en önemli şey, kısa sürede çok soru çözmek ve zeki olduğumu kanıtlamaktı... O zamanlar ailelerin en önem verdiği şey buydu. Okumak ve meslek sahibi olmak bir kızın ihtiyacı olan en önemli şeydi. Kursa gidiyordum tabi...Kursta güzel kızlar yok muydu hani havalı, onlar gibi olmak isteyeceğin hem güzel hem akıllı... Ama ben hiç güzel olabilir miyim diye düşünmezdim o yaşlarda, sadece dersler önemliydi... Tabi öyle olmak isterdim tercih şansım olsaydı... Ama bu beni kötü hissettirmezdi... Çünkü önceliğim bu değildi.

Şimdi neden öyle değil?Hayatta güzelliğin gerçekten önemli olduğunu farketmem mi acaba?Neden herkes daha güzel olmak için bu kadar uğraşıyor? Kremler botokslar, ameliyatlar eskisinden daha güzel olmak için. Çünkü artık güzellik insanın hayatını diğer bütün şeylerden daha kolay değiştirebiliyor.

Mesela bakın Hülya Avşar’a. Gerçekten güzel bir kadın olmasaydı, köyünden çıkıp Türkiye’nin en önemli kadın starı olabilir miydi? Tabi akıllı olmasının etkisi çok. Önüne çıkan fırsatları değerlendirmesi ve kıvrak zekası. Ama kaç kişi var onunla aynı belki daha üstün yeteneklere sahip ama güzel olmadıkları için bu kadar başarılı- medyatik olamayan. Başarısını eski hayatı ile yeni hayatını karşılaştırarak ölçüyorum tabiki. İnsanın başarısı kendi potansiyelinde katettiği yoldur bence. Dersanede hademelik yapıp sonra dersane sahibi olanlar da çok başarılıdır mesela...

Ama kadınlar için durum ayrı. İşinde ne kadar yükselsen de para kazansan da güzellik başka birşey. Ben mutlu olmadığımda hemen burnuma takıyorum mesela. Gerçekte hayatımda istediklerimi yapamadığım zamanlarda aslında burnum daha güzel olsa yapardım diyorum. Ya da eskiden güzel olmak tek başına yeterli değildi. Ahlaklı, çalışkan ve zeki olmak da gerekiyordu... Şimdi bir sürü değer kutuplara göç etti, yerine sadece güzel ve çekici olmak oturdu. İnsan komplekse girmeden yapamıyor vallahi. Televizyonların da bir sürü güzel insanla dolması da cabası.

Tam bunları düşünürken ABD’den haber geldi. Hollywood yıldızları kadar güzel ve alımlı bir öğretmen 14 yaşındaki öğrencisi ile beraber olduğu için mahkemede yargılanıyordu. Mahkeme geçtiğimiz gün sonuçlandı, savcı suçlamalarını geri almıştı. Öğretmen, öğrencisinin ailesi ile çocukla 3 yıl boyunca görüşmeyeceğine dair anlaşma yapmıştı. Tabiki bu konunun kapanmasında öğretmenin avukatının “bu güzel kadının hapse atılmasını ,aç aslanların önüne taze et atmak” olarak nitelendirmesinin etkisi çoktu. Türkiye’de eminim o öğretmenin öğrencisi olmak isteyecek bir sürü insan çıkacaktır!
Ertesi gün ise benzer bir davadan yargılanan şişman, bakımsız ve güzel olmayan bir kadın aynı suçtan cezalandırıldı. Bunca yıldır televizyon dizilerinden hayranlıkla takip ettiğim, bizdeki yargı sistemi öyle olsaydı avukat olma hayalleri kurabileceğim Amerikan adaleti çuvalladı. Öğretmeni sadece ve sadece güzel ve masum görüntüsü yüzünden serbest bıraktılar. İlahi adalet sen de ne yanar dönersin! Öte yandan insan düşünmeden yapamıyor... Acaba Saddam’ın yerinde çok güzel bir kadın olsaydı acaba Irak halkı Amerika saldırılarından kurtulabilir miydi?

Ben doğru Onur Erol’a gidiyorum. Önce bir güzelleşiyim de sonra her ne yaparsam affedilirim diye umuyorum!

2 yorum:

emrah dedi ki...

güzellik kavramı adına kaliteli bir yazı..malesef günümüz şartları insanı güzel olma yolunda birçok değerden uzaklaştırıyor.öğretmenin sadece güzelliğiyle mahkumiyetten kurtulması aslında bazı zihniyetlerin demir parmaklıklar ardında kaldığının göstergesidir..

Burcu Polat Çam dedi ki...

Teşekkürler yorumunuz için.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...